Çocuklarda Taş Hastalığı

Çocuklarda Taş Hastalığı

Çocuklarda Taş Hastalıkları Erken Teşhis Edilmez ve Vaktinde Tedavi Edilmezse Ciddi Sağlık Sorunlarına Yol Açabilir.

Çocuklarda taş hastalığı, çocuk üroloji pratiğinde oldukça geniş yer tutan ve tedavi edilmez ise çok ciddi olumsuz sonuçları olabilecek bir hastalık grubudur. 

Özellikle tekrarlayabilen yapısı nedeniyle çocuğun tedavi sonrası tamamen taşsız hale getirilmesi tedavinin başarısında çok büyük önem arz etmektedir.

Taşların görülme sıklığı ve kimyasal yapısı çocuklarda çok geniş bir coğrafi farklılık göstermektedir. Örneğin batı ülkelerinde taş sıklığı %1-5 iken gelişmekte olan ülkelerde bu oran %5-15’tir. 

Çocuklarda taş hastalığı, Türkiye, Pakistan ve bazı Güney Asya, Afrika ve Güney Amerika ülkelerinde endemiktir. Çocuklarda taşların %70'inden fazlası kalsiyum içerirken, enfeksiyona bağlı oluşan taşlar daha küçük yaştaki çocuklarda daha sık görülür.

Taşlar içeriğindeki madde özelliklerine göre başlıca kalsiyum taşı, sistin taşı, ürik asit taşı ve enfeksiyon taşları olarak sınıflandırılmaktadır.

Üriner taş oluşumu metabolik, anatomik ve infektif sebeplere bağlı olarak tek tek veya bu bileşenlerin beraber oluşturduğu patolojiler ile oluşabilir.



ÇOCUKLARDA OLUŞAN TAŞ ŞİKAYETİ BELİRTİLERİ

Çocuklarda üriner taş hastalığının klinik başvuru şikâyetleri yaşa göre değişmektedir. Büyük çocuklarda yan ağrısı ve idrarda kan görülmesi daha çok görülürken, küçük çocuklarda daha çok mide bulantısı, kusma, huzursuzluk gibi şikâyetler görülmektedir.

Tüm yaş grubundaki çocuklarda ortak olarak genelde idrarın mikroskobik incelemesinde kanama gözlenebilmektedir. Bazı çocuklarda ise üriner sistem infeksiyonu taş hastalığının ilk belirtisi olabilir.



TAŞ HASTALIĞI TANI YÖNTEMLERİ

Ultrason (USG), çocukluk çağı taş hastalığında genellikle ilk basamak görüntüleme yöntemi olarak kullanılır. Özellikle böbrekteki ve idrar torbasındaki taşları görüntüleme açısından USG çok etkili bir yöntemdir.

Kontrastsız (ilaçsız) bilgisayarlı tomografi (BT) üriner sistem taş hastalığı tanısında en duyarlı (%97) yöntemdir. Özellikle ultrasonla saptanamayan küçük taşlarda ve üreter (böbrek kanalı) taşlarının görüntülenmesinde altın standarttır.



TAŞ HASTALARININ TEDAVİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER

Çocukluk döneminde oluşan taşların sebeplerine bakıldığında metabolik bozukluklar (%48-86), idrar yolu enfeksiyonları (%14-75), böbrek ve idrar yollarındaki yapısal bozukluklar (%10-40) ve bölgesel faktörlerde (%19-73,5) yer almaktadır.

Çocuklarda taş oluşumuna sebep olan faktörler içerisinde özellikle metabolik sebepler çok fazla yer tuttuğu için ve de tekrar etme olasılığı çok yüksek olduğu için idrar yollarında taşı olan her çocuğa mutlaka metabolik değerlendirme yapılmalıdır.

Sebep belirlenip mutlaka sebebe yönelik tedavi planlamalıdır. Erişkin taş hastalığı tedavisinde olduğu gibi pediatrik taş hastalığı tedavisinde de ilk adım, sıvı alımını arttırmaktır.

Bunun yanında eğer çocuğun ağrısı varsa bu düzeltilmelidir. Çocuklarda taş hastalığında mutlaka çocuğu tamamen taşsız hale getirebilmek esastır.

Üriner sistem taş hastalığı saptanan her çocukta altta yatan nedenler dikkatle araştırılmalı ve bulunan hazırlayıcı faktörlerin ortadan kaldırılması gerekir.

Bu nedenle hastada idrar yolu infeksiyonu ve kronik hastalık öyküsü olup olmadığı, D vitamini ve steroid gibi ilaçlar kullanıp kullanmadığı, beslenme öyküsünde sıvı, protein, tuz alımı ayrıca ailede taş, idrarda kanama, kronik böbrek yetersizliği, metabolik hastalık öyküsü olup almadığı sorulmalıdır.  

Taş oluşumuna zemin hazırlayan anatomik anomaliler cerrahi olarak düzeltilmelidir. Enfeksiyona bağlı taşları saptanması durumunda idrar yolu infeksiyonu tedavi edilmeli, uzun süreli antibiyotik baskısına alınarak infeksiyonların tekrarlaması önlenmeli, taş cerrahi olarak uygun yöntemle çıkarılmalı ve tıkanıklık varsa düzeltilmelidir.  

Çocuklarda taşların çoğunluğu kalsiyum taşları olduğu için bu taşlarda sıvı alımının artırılmasının yanında mutlaka tuz ve protein kısıtlamasına gidilmelidir.

İdrarı asidik halden alkali (bazik) hale getirebilmek bazı taşların oluşumunu azaltacağı için idrar tahlil sonucuna göre mutlaka ilaç tedavisi başlanmalıdır.

Çocuklarda ESWL (dışarıdan ses dalgası ile taş kırma), URS (İdrar kanalından girilerek taş kırma) ve PNL (sırttan böbreğin içerisine ulaşılarak taş kırma) sonrası böbrek gelişiminin normal devam etmesi ve yüksek taş tekrar etmesi nedeniyle çocuklara en az zarar verecek teknikler ilk tercih edilecek alternatifler olmalıdır.

Bu tekniklerden hangisin kullanılacağı taşın yerine, boyutuna, böbreğin şekline, çocuğun yaşına ve diğer birçok faktöre göre değişiklik göstermektedir.

Teknolojik gelişmeler ve modern yaklaşımlar sayesinde, günümüzde böbrek taşlarının %90’ından fazlası taş kırma veya endoskopik ameliyat yöntemleri ile tedavi edilebilmektedir. 



ESWL (DIŞARIDAN SES DALGASI İLE TAŞ KIRMA)

Bu yöntem bir güç kaynağından üretilen ses dalgalarının ciltten böbreğe ve taşa iletilmesi ve taşların parçalanması esasına dayanır. Taşların tamamının temizlenebilmesi için birkaç seans uygulanması gerekebilir. Kırılan parçalar vücuttan kendiliğinde atılır.

Özellikle küçük çocuklarda işlem esnasında anestezi gerekebilir. Taşın sertliği, taş ile cilt arasındaki mesafe, taşın böbrek içinde yerleşimi, taş boyutu başarıyı etkileyen faktörlerdir. Bütün bu faktörler göz önünde bulundurularak uygun hastalarda güvenle uygulanabilir.



ÜRETERORENOSKOPİK LİTOTRİPSİ (URS) (İDRAR KANALINDAN GİRİLEREK TAŞ KIRMA)

Anestezi altında küçük kameralar yardımıyla idrar yollarından girilerek kapalı bir şekilde böbreğe kadar ulaşılır ve ilerleme esnasında karşımıza çıkabilecek tüm taşların kırılmasında güvenle uygulanabilir.

Vücutta herhangi bir kesi yapılmaması ve kısa hastanede kalış süresi en büyük avantajlarıdır. Büyük boyuttaki böbrek taşlarında başarısı düşük olup birkaç seans gerekmesi dezavantajıdır. 



PERKÜTAN NEFROLİTOTOMİ (PNL) (SIRTTAN BÖBREĞİN İÇERİSİNE ULAŞARAK TAŞ KIRMA)

Anestezi altında sırttan böbreğe uzanan bir kanal oluşturularak bu kanaldan böbrek içine kameralar (nefroskop) ile girilip taşların parçalanıp dışarı alındığı işlemdir.

Özellikle diğer yöntemlerin başarısız olduğu büyük boyuttaki (2cm’den büyük) böbrek taşlarında en başarılı yöntemdir. 

Sonuç olarak, üriner sistem taş hastalığı saptanan çocuklarda taş oluşumuna zemin hazırlayan faktörlerin ve varsa altta yatan hastalıkların tanınması ve etkene yönelik tedavi yapılması önemlidir.

Tüm taş tiplerinde altta yatan etken ne olursa olsun sıvı alımının arttırılması önerilmektedir.