İçecek Tercih Ederken Nerele Dikkat Etmeliyiz?

İçecek Tercih Ederken Nerele Dikkat Etmeliyiz?

BAZEN SUSUZLUĞUMUZU GİDERMEK, BAZEN KEYİF ALMAK BAZEN DE SIRF ALIŞKANLIKTAN İÇİYORUZ. MASUM GÖRÜNEN BİRÇOK İÇECEK ASLINDA FAYDA YERİNE ZARAR GETİRİYOR.

İÇERDİKLERİ ŞEKER ORANI FARK ETTİRMEDEN KİLO ALIMINA NEDEN OLURKEN, VÜCUDUN İHTİYACI OLAN SU İÇİMİNE DE ENGELLEYEBİLİYOR.

Suyun yaşamınızdaki önemini daha önce duymuşsunuzdur. Altı hafta yiyeceksiz kalabilirsiniz ama bir haftadan fazla susuz yaşamanız mümkün değildir.

Aslında dehidrasyon veya su kaybı sonucunda vücut ağırlığının %10'dan daha fazla sıvı kaybetmesi şiddetli halsizlik ve sıcak çarpmasına neden olur. %20 kayıplarda ise yaşam tehlikeye girer. Su gerçekten yaşam içeceğidir.

Oratalama olarak yetişkinlerin vücut ağırlığının %55 - 75'i sudur ( 38-46 litre). Yetişkinlerde günlük ortalama 2.5 litre (yaklaşık 10 kupa) su terle, idrarla, dışkıyla ve solunumla kaybedilir. Su ihtiyacı vücudun kullandığı enerji miktarına bağlı olarak değişir.

Yeterli sıvı tükettiğinizi anlamak için idrarınızı kontrol edin. Az miktarda koyu renk idrar, yeterli sıvı tüketmediğinizi gösterir. Süt, meyve suyu ve diğer bazı içeceklerin temeli sudur ve günlük su alımına katkıda bulunur. Aynı zamanda tükettiğimiz katı besinlerde günlük su alımınıza katkıda bulunur.



SU TÜKETMENİZİ ARTTIRMANIZ GEREKİYORSA...

  • Gün içerisinde kahve araları yerine su arası verin. Bilinçaltında birşeyler içme isteğiniz varsa masanızda bir kupa su bulundurun. 
  • Yemeklerinizde ve ara öğünlerinizde suya önem verin. Yiyeceklerinizi su, süt veya meyve suyu ile tamamlayın. Yemeğinize bazen çorba ile başlayın.
  • Partilerde ve diğer sosyal toplantılarda alkollü içecekler yerine soda için. 
  • Özellikle sıcak havalarda fiziksel aktivite öncesi, sırası ve sonrasında su için. Egzersiz sırasında her 15-20 dk.da bir 125-250 ml kadar su tüketin, susamayı beklemeyin.
  • Seyahatlerinizde yanınızda bir şişe su bulundurun. Dışarıda geziyorsanız çantanızda su taşıyın.


NEDEN SU İÇMELİYİZ?

Başta su kalori içermez. Ekstra kalori almaktan sakınıyorsanız bu gerçekten avantajdır. Susayıp ferahlamak istediğinizde meyveli içecekler de uygun seçimdir.



MEYVE SULARI MI? MEYVELİ İÇECEKLER DAHA İYİDİR?

Her ikisi de sıvı sağlar. Elde edildikleri meyveye bağlı olarak farklı miktarlarda A ve C vitamini içerirler. Meyve suları doğal olarak fruktoz denilen meyve şekeri içerirken meyveli içecekler sonradan eklenmiş fruktoz-mısır şurubu denilen şekerler de içerir.

Bilimsel araştırmalarda doğal ve sonradan şeker eklenmesinin vücutta fark yaratmadığı gösterilmiştir. Portakal suyu gibi %100 meyve sularının etiketlerinde şeker ve su içerikleri ayrılmamıştır.

Bunlar zaten meyve sularında bulunur. Yabanmersini gibi diğer meyve suları veya meyveli içecekler doğal olarak ekşimsi tada sahip olduklarından bunlara tatlandırıcı kullanılması gerekir.

Tabiki meyve ve sebze suları sağlıklıdır ve tüm sebze veya meyveler birçok vitamin ve minerali içerir. Ancak meyve suları daha az posa içerir. Bir besinin formunu değiştirip suyunun piyasada herşeye iyi gelir iddiası ile sunulması bahsedilen tüm olumlu özellikleri sağlamamaktadır. 

Bu tür içeceklerden keyif alın ama mucize beklemeyin. Süt, kakao ve aromalı sütler; tüm içecekler gibi sütün yaklaşık %89’u su, geri kalan kısmı ise elzem besin öğeleridir.

Süt suyun dışında protein, A ve D vitaminleri, riboflavin, fosfor ve kalsiyum gibi birçok elzem besin öğesini içerir. Aromalı sütler de sağlıklı bir seçenek olabilir.

Çikolatalı sütün normal sütten farkı her 240 ml porsiyonda ek 60 kalori ile çikolata veya kakao içermesidir. Birçok çocuk çikolatalı sütü sevmektedir ve ailelerin bu konu ile ilgili soruları bulunmaktadır.    



ÇİKOLATALI SÜTLERDEKİ KAFEİN VE ŞEKER HİPERAKTİVİTEYE NEDEN OLUR MU?

Şeker ile hiperaktivite, zihin açıklığı veya performans arasındaki, ilişkiler hakkında bilimsel veriler bulunmamaktadır. Çikolata ve kakaodaki çok az miktarda bulunan kafein de bir fark yaratmaz. Kafeinli içecekler; bundan 5000 yıl önce kayıtlarda Çinlilerin mayalanmış çayı önerdikleri bulunmuştur.

Yaklaşık 2500 yıl once Afrika da yüksek değerdeki kahve çekir-dekleri nakit para olarak kullanılmaktaydı ve Aztekler de çikolatalı içecekleri tercih etmekteydi.

Günümüzde kafein içeren yiyecek ve içecekler beslenme modelimizin büyüyüyen parçasını oluşturmaktadır. Birçok kişi için kahve sabahları uyanmayı sağlamaktadır. Yıllardan beri birçok çalışmada kafein ile sağlık arasındaki ilişki araştırılmıştır.

Orta düzeyde kafein alımı ile kanser, kardiyovasküler hastalıklar, fibrokistik göğüs hastalıkları veya doğum defektleri arasında herhangi bir bağlantı bilimsel olarak gösterilememiştir. Ayrıca kafeinin çocuklarda dikkat azalmasına neden olduğu gösterilememiştir. 

Kafeinli içecekler, kafeinin diüretik  etkisinden dolayı iyi bir sıvı kaynağı değildir. Diüretik etkisi kafeinin miktarına bağlıdır. Kafein idrar ve feçes yoluyla az miktar kalsiyum kaybına neden olmaktadır.

Bu olumsuz etkiyi azaltmak için kahvenizi daha çok sütten yapılan latte veya kapuçino şeklinde tüketmeyi deneyin. Çeşitli derecelerde aşırı kafein alımı kahve sinirliliğine, huzursuzluğa ve uykusuzluğa neden olabilir.

Kafein kalp atım hızını arttırır. Kafeinin bu etkileri uzun sureli değildir ve kafein vücutta birikmez, genelde çoğu 3-4 saat içinde atılır. Sağlıklı yetişkinlerin birçoğunda günlük 200-300 mg kafein veya 2 kupadaki kafein miktarı fiziksel problem oluşturmaz.

Uyku problem yaşayanlar veya kahve içtikten sonar sinirli hale gelen insanların kafeini kesmesi akıllıca olur. Gebe veya emzikli döneminde iseniz… Kafeini kesmeniz gerekir.

Gebelik süresince kafeine karşı hassasiyet gelişebilir ve kafein plesenta yolu ile bebeğe ve anne sütüne geçebilir.   Herhangi bir sağlık sorununuz var ise… Özelliklede yüksek kan basıncı, gastrit ve ülseri olan bireyler kafein tüketimini uzmanlarına danışarak saptamalıdır.