
Cilt Kuruluğu Neden Olur?
Cilt kuruluğu (Kserozis Kutis) insanlarda derinin üst tabakasında nem kaybı nedeni ile oluşur. Kuruluğun derecesine bağlı olarak banyo sonrasında hissedilen bir gerginlik hissi ve hafif kepekli görünümden derin kanayan çatlaklara kadar değişen klinik şekillerde görülebilir. Cilt kuruluğunun belirtileri başta yaş olmak üzere; sağlık durumu, yaşanan bölge ve dışarıda geçirilen zamana bağlıdır.
KİMLERİN CİLDİ DAHA FAZLA KURUR?
- Bebek, küçük çocuklar ve yaşı 40’ın üzerinde olanlar
- Nem oranı düşük yerlerde yaşayanlar
- Kuru veya soğuk iklimlerde yaşayanlar
- Devamlı su ile temas halinde olanlar
CİLT KURULUĞUNUN NEDENLERİ NELERDİR?
- SICAKLIK
Kış aylarında ısınmak için kullanılan sobalar, kaloriferler, şömineler ve çeşitli ısıtıcılar ortamın nemini azaltarak deriyi kuruturlar.
- HAVA DURUMU
Cildin en kuru olduğu zaman kış aylarıdır. Kışın hem ısı hem de nem miktarı düşmektedir. Cilt soğuğa maruz kaldığında, deri altındaki damarlar daralır ve içlerinden geçen kan miktarı da azalır. Buna bağlı olarak hem cildin beslenmesi azalır hem de cilt altındaki yağ bezlerinin çalışması yavaşlar. Bu durumda cilt hassaslaşır, kurur ve cilt üzerinde çatlamalar meydana gelir.
- SICAK BANYO
Uzun süreli sıcak banyo yapmak veya duş almak cildi kurutur.
- KLORLU HAVUZDA YÜZME
Artık kışın da kapalı havuzlarda yüzme yaygınlaşmıştır. Hem yüzme havuzlu sitelerde yaşayanların sayısı artmakta, hem de birçok yerde kapalı havuz bulunmaktadır. Özellikle bol klorlu havuzlarda yüzdükten sonra ciltte kuruma olur.
- SABUN VE ŞAMPUANLAR
Temizlenirken kullandığımız sabun ve şampuanlar cildin nemini alır. Saçlarımızı yıkarken kullanılan şampuanlar da saç derisini kurutur.
Cilt kuruluğu özellikle kış mevsiminde soğuk hava, rüzgar maruziyeti, havadaki nem kaybı nedeni ile görülür. Yine kış mevsiminde evde kullanılan ısıtıcılar havadaki nem oranını epeyce azaltarak deri kuruluğuna neden olur. Yaz mevsiminde ise genellikle güneş, deniz, havuz ve sık duş alma ile kuruluk oluşur.
Deri kuruluğu bebek, küçük çocuklarda ve yaşlılarda daha fazla görülür. Bebeklerde ve küçük çocuklarda görülen genetik yapı, alerjik cilt hastalıkları, ileri yaşlarda ise deride görülen incelme, yağ tabakası kaybı ve ilave ek hastalıklar kuruluk oluşumunu kolaylaştırır. Fakat gerekli koşullar oluşursa bütün ciltler kuruyabilir. Mesela mesleki olarak sık sık el yıkayan sağlık çalışanları, kuaför veya kimyasal madde teması olan kişilerde daha fazla cilt kuruluğu görülebilir.
Cilt kuruluğu bazen altta yatan tıbbi durumlardan kaynaklanabilir. Özellikle sonradan ve ani olarak gelişen cilt kuruluklarından mutlaka hekime başvurmak gerekir.
CİLT KURULUĞU NEDEN ÖNEMLİDİR?
Cilt kuruluğu nedeni ile ciltte görülen pullanma ve kepeklenmeler basitçe kişiyi görsel olarak rahatsız edebildiği gibi şiddetli kaşıntı yaparak yaşam kalitesini etkileyebilir.
Kuru cilt atopik dermatit gibi bazı hastalıkların çok görülen bulgusudur. İrritan kontakt dermatit, alerjik kontakt deri kuruluğu olduğu zaman çok daha şiddetli seyredebilir ve tedavisi zorlaşır. Ayrıca ileri kuruluklarda bozulan deri bariyeri nedeni ile her türlü cilt enfeksiyonu ve viral enfeksiyonlara eğilim artar.
CİLT KURULUĞUNDAN KURTULMAK İÇİN NE YAPILMALIDIR?
- Derimiz vücudumuzun en büyük organıdır ve deri bakımı bütün organlar ile benzer şekilde sağlıklı beslenme ve yeterli sıvı tüketimi ile başlamalıdır.
- Cilt temizliğinde kullanılan temizlik ürünleri kişinin cilt yapısına uygun olmalıdır ve su ile temastan sonra mutlaka nemlendirilmelidir. Banyoda da uygun temizleme ürünü ve sonrasında uygun nemlendirici ile tüm vücut nemlendirilmesi gerekir.
- Cilt bakımı ile gerilemeyen kuruluklarda derinizi mutlaka bir uzmana göstermeniz önerilir.
GÜNLÜK DUŞ VE TEMİZLİK ALIŞKANLIKLARI
Cilt kuruluğu ile mücadelede günlük yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesi son derece önemli bir yer tutar. Özellikle duş süresinin kısa tutulması, aşırı sıcak su yerine ılık su tercih edilmesi ve duş sonrasında cilt henüz hafif nemliyken nemlendirici uygulanması, cilt bariyerinin korunmasına önemli katkı sağlar. Uzun süre suyla temas eden ciltte doğal yağ tabakası zarar görebilir ve bu durum kuruluğun artmasına neden olabilir. Bu nedenle duş sıklığı ve süresi dengeli bir şekilde ayarlanmalıdır.
NEMLENDİRİCİ SEÇİMİ VE DOĞRU KULLANIMI
Nemlendiricilerin içeriğinde bulunan gliserin, hyaluronik asit ve seramid gibi bileşenler cildin nem tutma kapasitesini artırarak kuruluğun önüne geçilmesine yardımcı olur. Bu nedenle kullanılacak ürünlerin içeriklerinin dikkatle incelenmesi önerilir. Nemlendiricilerin gün içerisinde düzenli olarak kullanılması, özellikle eller ve yüz gibi açıkta kalan bölgelerde koruyucu etki sağlar. Ayrıca gece yatmadan önce uygulanan nemlendiriciler, cildin gece boyunca kendini yenilemesine destek olur.
SU TÜKETİMİNİN ÖNEMİ
Bunun yanı sıra günlük su tüketimi de cilt sağlığı açısından göz ardı edilmemelidir. Yeterli miktarda su içmek, vücudun genel nem dengesini korurken dolaylı olarak cilt sağlığını da destekler. Su tüketiminin yetersiz olduğu durumlarda cilt daha mat, solgun ve kuru bir görünüm alabilir. Özellikle kafeinli içeceklerin aşırı tüketimi vücutta su kaybını artırabileceği için dengeli bir şekilde tüketilmesi önerilir.
BESLENMENİN CİLT SAĞLIĞINA ETKİSİ
Beslenme alışkanlıkları da cilt kuruluğu üzerinde doğrudan etkilidir. Omega-3 yağ asitlerinden zengin besinler (örneğin balık, ceviz ve keten tohumu) cildin elastikiyetini artırarak kuruluğa karşı koruyucu etki gösterebilir. Aynı şekilde A, C ve E vitaminleri açısından zengin besinlerin tüketimi, cilt hücrelerinin yenilenmesini destekler ve cilt bariyerinin güçlenmesine katkı sağlar. Dengeli ve çeşitli bir beslenme programı, sadece cilt sağlığı değil genel sağlık açısından da büyük önem taşır.
ÇEVRESEL NEM VE ORTAM KOŞULLARI
Çevresel faktörlerin kontrol altına alınması da oldukça önemlidir. Özellikle kapalı ortamlarda kullanılan ısıtıcılar havadaki nem oranını ciddi şekilde düşürebilir. Bu durumun önüne geçmek için ortamda nemlendirici cihazlar kullanılabilir ya da radyatör üzerine su dolu kaplar koyularak ortam nemi artırılabilir. Bu basit yöntemler bile cilt kuruluğunu azaltmada etkili olabilir.
KIYAFET SEÇİMİNİN ETKİSİ
Kıyafet seçimi de cilt sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken bir diğer unsurdur. Sentetik kumaşlar cildi tahriş edebilirken pamuklu ve nefes alabilen kumaşlar ciltle daha uyumludur. Özellikle kış aylarında yünlü kıyafetlerin doğrudan ciltle temas etmesi kaşıntıyı artırabilir. Bu nedenle yünlü giysilerin altına pamuklu bir katman giymek faydalı olabilir.
CİLT KURULUĞUNDA ERKEN MÜDAHALENİN ÖNEMİ
Cilt kuruluğu başlangıçta hafif belirtilerle kendini gösterse de zamanla ilerleyerek daha ciddi cilt problemlerine yol açabilir. Bu nedenle erken dönemde önlem almak, ileride oluşabilecek çatlaklar, enfeksiyonlar ve kronik cilt rahatsızlıklarının önüne geçilmesi açısından oldukça önemlidir. Ciltte uzun süre devam eden kuruluk, kaşıntı ve kızarıklık durumlarında vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması önerilir.


